İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Spor ve Egzersiz: azı karar, fazlası zarar

Aslı B: 20 yaşında üniversite öğrencisi genç, yaklaşık 1 sene önce üzüntü, mutsuzluk, enerji azlığı, hiçbir şeyden zevk almama gibi yakınmalar ile başvurmuştu. Depresyon tanısı ile antidepresan başlandı ve psikoterapiye yönlendirilmişti. Hastaya ayrıca, spor yapması da önerilmişti. Haftada 2 gün ile spora başlayan hastamız zamanla her gün spora gider oldu. Gidemediği günlerde hırçınlık, tahammülsüzlük ve huzursuzluk tarif ediyordu. Buna ek olarak, aldığı ve harcadığı kalorileri hesap etmeye, yediği içtiğine eskisinden çok daha fazla dikkat etmeye başladı. Hastanın geçmişinde yeme bozukluğu geçmişi olduğu için anoreksiası tetiklendi ve bu sefer buna yönelik terapi almaya başladı…

Biz psikiyatristler depresyonu olan ya da benzeri ruhsal sorunları olan bireylere spor yapmayı öneriyoruz. Çünkü egzersiz sayesinde vücudumuzda “endojen endorfin” dediğimiz ve kimyasal yapısı itibarı ile uyuşturucuya benzeyen madde salınımı gerçekleşir. Bu da insana haz verir. Ayrıca, formda kalmak, zayıflamak ya da daha güzel vücut hatlarına sahip olmak için de yapılması önerilen gayet sağlıklı bir uğraşıdır aslında spor ve egzersiz.  Ama her şeyin bir dengesi olduğu gibi sporun, egzersizin de bir dengesi olmalı. Biz insanlar bu dengeyi her zaman için kuramıyoruz, abartabiliyoruz.  Spor ve egzersiz bile aşırıya kaçtığı zaman maalesef sorun yaratıyor.

Rauf S: 32 yaşında kendi işyeri olan mimar şüphecilik, kuşkuculuk ve kıskançlık gibi hezeyanların yanı sıra uyku ihtiyacında azama, iştahında azalma, aşırı enerji ve düşüncelerini durduramama gibi belirtiler ile ailesi tarafından acil servise götürüldü. Alınan bilgiye göre hasta 7-8 ay önce spora başlamış, son 3-4 aydır da aşırı spor yapmanın yanı sıra kaslarını geliştirmek için kendisine steroid içeren iğne yapmaya başlamış. Hastaya verilen ilaçlar fayda etmediği için, hastaneye yatırılması ve elektroşok tedavisi başlanmasına karar verilmişti…  

 

Sen de mi?

Belki şaşıracaksınız ama evet, “Egzersiz Bağımlılığı” diye bir hastalık var. Bununla ilgili bilimsel çalışmalar devam ediyor.

2 tür egzersiz bağımlılığından söz edebiliriz:

Primer Egzersiz Bağımlılığı: burada egzersiz ruhsal acıyı dindirmek için yapılır

İkincil Egzersiz Bağımlılığı: burada bireyler, kondisyon ve istenen vücut şeklini koruma veya elde etme aracı olarak egzersiz yaparlar. Bu, bilumia, anoreksiya vücut dismorfik bozukluğu gibi ruhsal bozukluklar ile bağlantılı egzersiz bağımlılığı türüdür.

Hemen hemen tüm spor dallarında görülebilir ama en çok dayanıklılık üzerine olan sporlarda (kros, maraton vs gibi) görülür.

Egzersiz bağımlılığını açıklayabilmek için birçok hipotez ortaya atıldı ama en çok kabul gören hipotez “koşucu kafası” olarak bilinen olguyla ilişkilidir. Endojen endorfinlerin egzersiz ile arttığını biliyoruz. Egzersizin haz verdiğini fark eden bağımlılık açısından yatkınlığı olan bireyler giderek artan sıklık ve miktarda spor ve egzersiz yaparak zamanla egzersize bağımlılık geliştirirler.  Sayıları da azınsanmayacak kadar fazla olduğunu da akılda tutmak lazım. Örneğin 2012’de Türkiye’de yapılan bir araştırmada spor yapanların arasında egzersiz bağımlılığı sıklığı %12 olarak bulunmuş.

Kimler risk altında?

Herhangi bir bağımlılık için yatkınlığı olan herkes risk altında. Ama yeme bozukluğu hastalığı olanlar, mükemmeliyetçi kişiliğe sahip ve kontrol saplantısı olanlar ve özgüveni eksik bireyler daha büyük risk altında.

Zararı Ne?

Fiziksel ve ruhsal sorunlara sebep olabilir. Kronik yorgunluk, kalp krizi, ciltte erken yaşlanma, uyku düzensizliği, depresyon bunlara örnek verilebilir. Eğer aşırı egzersiz ile birlikte bir takım ilaçlar da alınıyorsa, psikoz, bipolar duygu durum bozukluğu gibi çok daha ciddi hastalıklara da sebep olabilir.

Eğer;

  • İstediğiniz sonuçlara ulaşabilmek için hep daha fazla antrenman yapmak istiyorsanız.
  • Egzersiz yapmadığınız gün kendinizi asabi ya da endişeli hissediyorsanız.
  • Kendinizi planladığınızdan daha uzun süre antrenman yaparken buluveriyorsanız.
  • Çok fazla egzersiz yaptğınızın farkında olmanıza rağmen, bunu kontrol altına alamıyorsanız
  • Günün büyük bir bölümünü ya egzersiz yapmak da ya egzersiz üzerine düşünerek harcıyorsanız
  • Diğer sosyal aktivitelere daha az zaman ayırmaya başladı iseniz
  • Sakatlık geçirmenize rağmen spor yapmaya devam ediyorsanız

bir ara görüşelim…

 

Çözüm?

Spor hocaların dediklerine kulak verin, önerileri dışında egzersiz yapmamaya çalışın. Spor, insanın kendini iyi hissetmesi için bir araçtır, baktınız ki bir yerden sonra spor yapmak bir amaç haline dönüşüyor hızınızı yavaşlatın. Sosyal aktivitelerinizi aksatmayın. Ama tüm buna rağmen kontrol edemiyorsanız endişe etmeyin, çözümü var. Yeter ki geç kalmayın.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir