İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Reçeteli İlaçların Kullanım Bozukluğu

Herhangi bir sebepten dolayı çoğumuzun zaman zaman hayatını etkileyecek düzeyde ağrıları, uyku sorunu, bunaltı veya kaygısı olmuştur.  Günümüz yaşam koşullarında bunların olması normaldir, fakat bu sorunlar devam ederse tedavi amacı ile bazı ilaçlar kullanılır. Sedatif ve hipnotik olarak bilinen bu ilaçlar uykuyu normal düzene geri döndürür, bunaltı ve kaygıyı azaltır. Doktor kontrolü dışında kullanıldığında bu ilaçlar hem psikolojik hem de fiziksel bağımlılık yapabilir.

  • Baribturatlar
  • Benzodiazepinler
  • Benzodiazepin ve barbiturat olmayan sedatif hipnotik ilaçlar
  • Opioidler

İlk üç grup sedatif ve hipnotik ilaçlar kimyasal yapı ve etki mekanizması açısından birbirine benzerler. Fakat geçen yüzyılın başında tedavi amacı ile oldukça yaygın ve sık kullanılan barbituratlar, ciddi yan etkileri nedeni ile yerini benzodiazepinlere bırakmış gibi görünüyor.  Opioidler ise kimyasal yapı ve etki mekanizması olarak ilk 3 gruptan farklı olup güçlü ağrı kesici özellikleri vardır.

Etkileri

Sedatif ve hipnotik ilaçlar beyni baskılar. Düşük dozlarda bunaltı ve kaygıyı azaltır, rahatlık hissi verir. Biraz daha fazla alındığında uyuşukluk, baş dönmesi ve uyku hali yapar. Birey bu dozda sedatif ve hipnotik ilaç aldığında ertesi sabah

kendisini  “akşamdan kalma”  ve “uyuşturulmuş” gibi hisseder. İşe gittiğinde de performansı düşer, refleksleri zayıflar, dikkat ve konsantrasyonu azalır ve karar vermekte zorlanır.  Bir önceki akşam bu ilaçlardan almış olmak araba ve iş makinesi gibi araç kullanmak açısından da tehlikeli olur.  Yüksek dozlarda alındığında solunumun baskılaması ve tansiyonun düşmesi ile giden derin komaya yol açabilir.  Barbituratlarla solunum yetmezliğinin neden olduğu ani ölümler sık görülürken, benzodiazepinlerin tek başına alındığında bu şekilde ölüme yol açması pek beklenen bir durum değildir.

Bu ilaçlara karşı tolerans çok hızlı gelişir. İlaç aldıktan sonra uyuyabildiğini/rahatladığını gören birey, ertesi gün de uyuyabilmek/rahatlayabilmek için ilaç alır, fakat birkaç gün sonra aldığı miktar aynı uyku uyumasına / rahatlamasına yeterli olmadığını görünce yavaş yavaş dozu arttırır. Dozun artması ile birlikte sorunlar da baş göstermeye başlar. Bir gün şu veya bu nedenden dolayı ilaç içemeyen kişi tıpkı alkol yoksunluğunda olduğu gibi huzursuzluk, sinirlilik, tahammülsüzlük, uykusuzluk çeker, elleri titrer ve bu sefer bu sıkıntıları yaşamamak için ilaç kullanmaya başlar.  Bu noktada artık bağımlılık gelişmiş demektir.

Tedavi

Reçeteli ilaçlara bağlı gelişen kullanım bozukluğunun tedavisi öncesinde kişinin son durumu ve geçmiş ilaç alışkanlıkları değerlendirilir. Eşlik eden dahili ve psikiyatrik hastalıkları tespit edilir. Bu değerlendirme neticesinde ayaktan ya da yatarak detoksifikasyon (arındırma) tedavisinin planı çıkartılır. Tedavinin ilk aşaması olan detoksifikasyon sonrasında nüks önleme tedavisine başlanır. Tedavinin 3. aşaması olan sosyal çevreye uyum ve hayatının yeniden yapılandırılması aslında 2. Aşama ile birlikte başlanır ve ortalama 12 aylık bir süreci kapsar.