İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Psikoterapi

Psikoterapi veya halk arasında bilindiği gibi konuşma terapisi, çok çeşitli ruhsal rahatsızlıklara ve duygusal sorunlara sahip kişilere sözel etkileşim yoluyla yardımcı olan bir yöntemdir. Psikoterapi, rahatsız edici semptomları ortadan kaldırmaya veya kontrol etmeye yardımcı olabilir; böylece bir kişinin işlevselliği artabilir, daha huzurlu ve mutlu olabilir. Bunun için psikoterapi sürecinde kişinin duyguları, düşünceleri, tutumları inanç ve inanışları, konu ile ilgili geçmiş deneyimleri, kişiler arası ilişki biçimi ayrıntılı ve sistematik bir şekilde incelenir.

Psikoterapinin yararlı olduğu birçok alan söz konusu. Kaygı, takıntı, mutsuzluk, psikosomatik yakınmalar, bağımlılık, öfke, aile içi sorunlar, cinsel sorunlar ve ebeveynlik ile ilgili sorunlar psikoterapinin yararlı olduğu alanlarına birer örnektir. Bazı psikoterapi türlerinin bazı rahatsızlıklarda diğerlerine göre çok daha etkili olabileceği bilinmektedir. Dolayısı ile her rahatsızlığa tüm terapi yöntemleri aynı şekilde faydalı olur düşüncesi yanlıştır.

Terapi Seansları

Terapiler bireysel, aile, çift, grup veya online şeklinde yapılabilir. Erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da faydalıdır. Psikoterapi seansların süresi ortalama 35-60 dakika arasındadır. Terapinin daha verimli olması için hem terapist hem danışan aktif bir şekilde katılım sağlamalıdır. Danışan ve terapist arasındaki güven ilişkisi psikoterapinin etkinliği açısından çok önemlidir.

Psikoterapi Çeşitleri

Ruh sağlığı uzmanları çeşitli terapi yöntemlerini kullanırlar. Terapi tipinin seçimi, hastanın belirli hastalıklarına ve koşullarına ve tercihine bağlıdır. Terapistler, tedaviyi gören kişinin ihtiyaçlarını en iyi karşılayacak farklı yaklaşımlardan öğeleri birleştirebilirler.

Davranışçı Terapi

Dünden bugüne Davranış Terapisinin gelişimine bakıldığında üç döneme ayrıldığını görürüz. Buna ayrıca Davranış Terapilerin 3 dalgası da denir.  Birincisinde araştırmanın odağında davranış ve onu değiştirilmesi vardı. İkinci aşamada düşünme ve düşünme şeklinin değiştirme imkânına odaklanılmıştı. Adına Bilişsel Davranışçı Terapi dendi. Bilişsel Davranışçı Terapi kognitif/bilişsel modele dayanır, bunu basitçe ifade etmek istersek, olayları algılama biçimimizin bizim duygusal tepkilerimizi etkilediği gerçeği kognitif/bilişsel terapinin ana çıkış noktasıdır. Yani “olayları olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz”. Yani kişinin duygusal tepkisi doğrudan durumdan (örneğin burada yazıyı okuma) değil, durumla ilgili düşüncelerinden etkilenir. İnsanlar gerilim, baskı altında oldukları zaman net ve açık düşünemezler ve düşünceleri bir biçimde çarpıklaşmaya başlar. Bilişsel Davranışçı Terapi kişilerin sıkıntı verici düşüncelerini saptamalarını ve bu düşüncelerin ne kadar gerçekçi olduğunu incelemelerine yardımcı olur. Ardından uygunsuz düşünceleri gerçekçi düşünceler ile değiştirmesine yardımcı olur. Bazı danışanlarımız bunun bir Polyannacılık olduğunu ileri sürerler. Bunu söyleyen danışanlarımız ya Polyanna’nın hikâyesini okumamışlardır, ya da terapinin temel prensibini biz iyi anlatamamışızdır.

1990’lı yılların başında gelişmeye başlayan üçüncü dönemde duygular, ilişkiler, etkileşimler, değerler ve maneviyat çalışmaların odağı haline gelmiştir. Üçüncü dönemde Davranış Terapileri kendine özgü açıklık ve pragmatizminin da etkisi ile Budist meditasyon uygulamaları, geştalt terapisi gibi birçok başka geleneklerin metodlarını da dahil etti.  Netice itibarı ile üçüncü dalga Davranış Terapileri bilincin bilincinde olmayı, acı ve sıkıntı veren duyguları kabullenmeyi, düşüncenin sadece düşünceden ibaret olduğunu, an’a odaklanmayı öğretir.

3.dalga Davranışçı Terapiler aşağıdaki gibidir:

1- Mindfulness/Bilinçli Farkındalık Temelli Bilişsel Terapi

2- Mindfulness/Bilinçli Farkındalık Temelli Stres Azaltma

3- Kabul ve Kararlılık Terapisi

4- Diyalektik Davranışçı Terapi

5- Fonksiyonel analitik Terapi

6- Şematerapi

7- EMDR

Davranışçı Terapi depresyon, kaygı, örselenme/travmaya bağlı bozukluklar, yeme bozukluğu, bağımlılık gibi çeşitli bozuklukların tedavisinde yardımcı olabilir.

Kişiler Arası Terapi

Kişilerarası Terapi (IPT), kısa süreli bir tedavi biçimidir. Bu terapi yönteminde amaçlanan  çözümlenemeyen keder, sosyal ya da iş rollerinde değişiklikler, önemli kişilerle çatışmalar ve başkaları ile ilgili sorunlar gibi kişilerarası ilişkilerde yaşanan problemleri azaltmaktır. İnsanların duygularını ifade etmek için sağlıklı yollar öğrenmesini ve iletişimi geliştirmeyi hedefler. Daha çok depresyonda kullanılır.

Psikodinamik Psikoterapi

Psikodinamik psikoterapiler zihinsel faaliyetlerimizin çoğunun kaynağının bilinçdışı olduğu temeline dayanır. Kişinin davranış ve düşüncelerinin çocukluk çağı deneyimleri, bilinçdışı yineleyen düşünce, duygu veya imgelerden etkilendiğini ileri sürer. Psikodinamik psikoterapi kişinin yaşamını, duygu ve davranışlarını psikoterapist ile birlikte gözden geçirilmesi sonucunda kendini fark etmesini ve eski kalıpları değiştirmesine yardımcı olur.

Psikoanaliz

Psikodinamik terapinin daha yoğun formudur. Terapi görüşmeleri genelde haftada 2-3 defa yapılır.

Destekleyici Terapi

Destekleyici Terapi belirtileri iyileştirirken benlik değeri, ego işlevi, uyum becerilerini ele alır. Bunun için davranış kalıpları, geçmiş ve güncel olaylara emosyonel yanıtlar incelenir. Destekleyici Terapi’de bilinçli sorun ve çatışmalar ele alınır.

Psikoterapi ile Birlikte Bazen Kullanılan İlave Terapiler

Hayvan Destekli Terapi (öözellikle atlarla yapılan terapi)

Yaratıcı Sanat Terapisi (Türklere özgü olanına Ebru Sanatı örnek verilebilir.)

Oyun Terapileri (Çocukların duygularını keşfetmesi ve dışa vurmasına yardımcı olur.)