İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Psikiyatride Kişiye Özel İlaç Tedavisi

Son yıllarda psikiyatrik ve psikolojik rahatsızlıkların giderek arttığını görüyoruz. Hatta yapılan araştırmalar 2020 yılında şu an birinci sırada yer alan iskemik kalp hastalıkları ile aynı sıklıkta görüleceğini öngörmektedirler. Bunun altında yatan nedenlere bakıldığında, sebeplerden birisi fakirlik ve zenginlik kavramlarına bakış açısının değişmesidir. Maddi zenginliğin manevi zenginlikten çok daha önemli olduğu bir dönemdeyiz.

Zevk peşinde olma, olumsuz duyguları yok sayma, istediklerimizi hemen elde etmenin normal olduğu dayatıldığı ve dış görünüşe çok önem verildiği bu dönemde toplumun da çekirdek aile yapısından bireyselleşmeye doğru gitmesi neticesinde kültürel bir değişim söz konusu. Bu değişimden başta çocuklar olmak üzere toplumun her katmanındaki kişiler nasibini almaktadır. Buna bağlı olarak da, memnuniyetsizlik, endişe, kaygı, yabancılık hissi, depresyon gibi psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlıklar artmaktadır.

Buna paralel olarak psikiyatride ilaç sektörü de giderek gelişmekte ve yeni yeni ilaçlar piyasaya sürülmektedir. Modern tıp hastalıkların tedavisinde iki temel yöntem önermektedir.

Guideline/ Kılavuz yöntemi:

Önce tanı konur, Sonra bu tanıya göre mevcut tedavi kılavuzlarına sadık kalınarak ilaçlar ve diğer tedavi yöntemleri seçilir

Empirik / deneme-yanılma yöntemi:

Bu yönteme göre mevcut şikâyetlere öncesinde fayda ettiği bilinen ilaçlar tek tek denenerek hastaya verilir.

Bugün psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde 100’den fazla ilaç kullanılmakta, fakat hastalarda istenen seviyede iyileşme görülmemektedir. Mevcut yöntemlerle ilk denemede ilaca yanıtın ortalama %30-50 civarında olması, özellikle antidepresan gibi ilaçların etkinliği haftalar sonra ortaya çıkmasına bağlı zaman kaybı, tanıları aynı olsa da kişinin bireysel farklıklarının varlığı iyileşme sürecini uzatmaktadır.  Diyelim ki, doğru ilaç uygun dozda başlandı, buna rağmen bazen tedaviye yanıt alınamamaktadır. Bu durumda akla ilk gelen soru: “seçilen ilaç bu hasta için en uygun ilaç mıdır?” Bunun yanıtı ancak kişiye özel ilaç seçilebilmesi ile mümkün olur.

Psikofarmakoloji alanındaki son gelişmeler bize bu konuda olanak sağlıyor.  DNA analizinin yapılması (genotipleme), ilaçları metabolize eden enzimlerin aktivitesini değerlendiren (fenotipleme) yöntemler ve ilaç kan düzeyi takibi olanakları ile artık kişiye özgü ilaç tedavisi planlanabilmektedir. Yapılan bu analizler hangi ilacın etkili olabileceği, hangisinin dozu nasıl ayarlanabileceği, hastanın ilacı kullanıp kullanmadığını, toksik düzeye ulaşıp ulaşmadığını tespit etmemize olanak sağlıyor.

Standart ilaçlar, standart dozlar ve standart tedavi kılavuzlarına mahkûm değilsiniz. Siz biriciksiniz, tedaviniz de biricik olmalı. 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir