İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Doç. Dr. Serdar Nurmedov

Beş Adımda Öfkenizi Kontrol Edin

Her ne kadar öfke tıpkı sevinç, huzur, mutluluk gibi tamamen normal ve hatta genellikle sağlıklı ve insani bir duygu olsa da, şiddeti artıp kontrolden çıktığında ciddi sorunlara yol açabilir. Öfke ile baş etmek için bir çok yöntem var ve ben size aşağıdaki yöntemleri öneriyorum. Beyninizi Boşaltın Ne zaman? Siniriniz giderek arttığını fark ettiğinizde Ne işe yarayacak? Öfkenizi dışa vurmadan önce kendinizi zihinsel olarak yoklamanıza yardımcı olacak Nasıl? Kendinize şu soruları sorun: Öfkemin sebebi nedir? Öfkemin derecesi nedir? Mevcut durumda karşınızdaki kişinin gerçek rolü nedir? Sorunu Ele Alın Ne zaman? Öfkeye sebep olan bir olay ile karşı karşıya kaldığınızda Ne işe yarayacak?…

Bilinçli Farkındalık

Duygu, düşünce ve davranışlarını keşfettin, aralarındaki ilişkiyi fark ettin ve bundan sonraki hayatının daha kaliteli olması için bu alanda değiştirmen gerekenleri not ettin, değiştirmeye başladın ve devam etmektesin. Tebrikler! Şimdi tüm bunları bir süreliğine bir kenara bırakıp, mevcut sorunların ile baş etmede kullanacağın farklı ve çok önemli bir beceriyi ele alalım istiyorum. Bu becerinin adı Bilinçli Farkındalık. Bu yeni bir şey değil, insanlar bireysel veya büyük bir geleneğin bir parçası olarak binlerce yıldır Bilinçli Farkındalığı uygulamaktadırlar. Bu uygulamayı doğu dinlerinin bir uzantısı olarak görmek her zaman için doğru değil, çünkü günümüzde din ile alakası olmayan meditasyonların bir parçası olarak da…

Uygulamalarla Bilinçli Farkındalık

Hayali yaratıklarından kaçınmanın/ uzak durmanın en iyi yolu zamanda yolculuğa son vermektir. Bunun da tek yolu şimdiki zamanla irtibatta olmaktır. Bilinçli farkındalık uygulamaları / alıştırmaları ile “mevcut an” ın farkındalığını geliştirebilirsin.  Bugünkü çalışmamızda “burada ve şimdi” olmanıza / kalmanıza yardımcı olabilecek bilinçli farkındalık yöntemlerini ele alacağız. Sonuç itibarı ile canavar burada ve şimdi, yani hemen yanı başınızda / kapınızın arkasında değil,  hayalinizde bir yerde ise, bu alıştırmalar tam size göre. Boşluğu Hayal Etme   Sessiz odada rahatça otur. Bu alıştırmada boşluğu/alanı inceleyeceğin için alanın sınırları belli olmalı. Bu sebeple odanın hafif karanlık ve kapının kilitli olması gerekir. İçinde oturduğun odaya dikkatlice…

Radikal Kabul ve Daha Fazlası

Radikal Kabul kavramı  Zen Buddizm’inden ödünç alınan bir kavramdır. İlk olarak 1993 yılında yıkıcı davranışları olan, duygularını yoğun bir şekilde dışa vuran ve yaşam olayları ile baş etmede zorluk çeken kişiler ile çalışan Marsha Linehan tarafından Radikal Kabul kavramı ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Linehan,  danışanlarının etrafındaki dünya ve insanları yargılamadan değerlendirmesine ve oldukları gibi kabul etmesine yardımcı olmak için bu fikri geliştirdi. Aslında bakıldığında, radikal kabul, nazik ve sempatik bir şekilde olanı kabullenebilme / ”taşıyabilme” kabiliyetimizdir. Radikal kabulü uygulamanın bir yolu “neyse o” ifadesini tekrar etmektir. Aşağıdaki egzersiz çok yoğun olmayan öfke ve hayal kırıklığı anında yardımcı olacaktır. Zamanla…

Bağımlılıkta İmplant Tedavileri ile İlgili Bir Güncelleme

Madde Bağımlılığı günümüzde maddenin etkilerinden kaynaklanan sorunlarının ötesinde, kullanıma bağlı ortaya çıkabilen sindirim sistemi hastalıkları, solunum durması gibi komplikasyonlar nedeni ile ölüm riskinin olması açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Bağımlılığı olan bireylerin tedaviye uyumunun kötü olması nedeni ile oral formda kullanılan sınırlı sayıda ajanların arzu edilen etkiyi göstermediğini görüyoruz. Bu nedenlerle yıllardır aynı ajanların implant formları kullanılıyor. Bugün implant tedavilerinin dünden yarına olan serüveninden söz edeceğim. Naltrekson Naltrekson, mü- opioid reseptör antagonistidir. Alkol ve opioidlerin mü-opioid reseptörünün aracılık ettiği haz verici etkilerini bloke eder. Dünden Bugüne Naltrekson 1963 yılında sentezlenen naltreksonun patenti Long Island, NY ta…

İş Yerinde Ruhsal Hastalıklar Nedeni İle Damgalama

Toplumun ruhsal hastalıklar  ve sonuçlarına yönelik tutum ve inanışın belirlenmesinde o toplumun içinde yaşadığı kültür, örf adet- geleneklerin ve eğitim seviyesi belirler. Bu sebeple farklı toplumlarda, ruhsal hastalıklar ve sonuçlarına yönelik tepki ve tutumlar değişiklik gösterir. Giderek globalleşen, bireyselleşmenin giderek arttığı günlerimizde ruhsal hastalıklar konusundaki bilgi artmış olmasına rağmen, halen ruhsal hastalıkları olan hastalara yönelik reddedici, dışlayıcı, ayrımcı ve kısıtlayıcı tutumlar da değişmeden varlığını sürdürmektedir. Bundan en çok nasibini çalışanlar alıyorlar. Örneğin, İngiltere’de yapılan bir araştırmada çalışanların %70’inin ruhsal rahatsızlık yaşadığını bildirmiş. Bunlardan sadece 10 kişiden birisinin bu durumu işvereni ile paylaştığını belirtmiş. Bunların %15’i eğer bunu işvereni ile paylaşırsa…

Davranışlar

Önemli olan sözler değil, davranışlardır.                                                                                        E.Fromm Şu ana kadar mevcut sorunlarına saplanıp kalmana sebep olan duygu, his ve düşüncelerini anlama ve değiştirme konusunda ciddi bir yol kat ettin. Aslında duygu ve hisleri, sonrasında düşünceleri sıra ile ele almamızın bir anlamı var. Çünkü bu konuda elde ettiğin başarılar senin bir sonraki adıma, yani davranışlarını değiştirme aşamasına birer hazırlık idi. Sonuçta bu bir eğitim/öğrenim sürecidir her şeyin kendi sırası var. Geçenlerde arkadaşım bir rüyasını anlatıyordu. Rüyasında ölmüş ve ruhu dünyaya geri gelmiş. Ailesinin arasında dolaşıyor, ama o anda ruh olduğunun farkında değil. Birisi onun adını söylediğinde dönüp bakıyor, birisi üzerine…

Tersini Seçme Becerisi

Kendini endişeli, kaygılı, titrek sesle konuşan, boncuk-boncuk terleyen birisi olarak görmemek için gün içinde alkol alan, bunu yapmaya devam ettiği sürece gün içinde alkol alımı nedeni ile suçluluk hisseden, iş yerinde arkadaşları ile evde eşi ile göz teması kurmaktan kaçınan hastamı hatırlayın. Ya bu hastam farklı bir seçim yapıp bugüne kadar yapageldiği davranışların tam tersine bir şeyler yapsaydı? Bu bizi “tersini seçme becerisi” adını verdiğimiz önemli bir beceriye/yönteme götürür. Bu, özellikle dürtüsel davranışlar sergileyen hastalarda Dialektik Davranışçı Terapi’nin kullandığı bir yöntemdir. Eğer his ve düşüncelerine kapılıp yanlış tepki verdiğini düşünüyorsan bu yöntem dünyanı değiştirebilir (olumlu yönde). Tersini seçmek demek, otomatik…

Değerler

Karşılaştığın her olay karşısında normalde verdiğin tepkinin tersini seçmen mi gerekecek? Her zaman verdiğin tepkiyi artık hiç vermeyecek misin? Eğer, arada bir her zaman verdiğin tepkiyi vereceksen, hangi durumda nasıl tepki vereceğini nereden bileceksin? Bu soruların yanıtı verebilmek için öncelikle kendi değer yargıların ve değerlerin ile ilgili net bir fikrin olması gerekiyor. Bu çalışmamızda senin değer yargıların ve değerlerini ortaya koymaya çalışacağız. Hayatında neyi önemsediğini bilmen senin ayaklarını yere sağlam basmana yardımcı olacak ve attığın her adımda hayatına yön verecektir. Bu, senin gerçekten bu hayatta kim olacağına ve nasıl bir yaşam süreceğine karar vermen için bir şanstır. Bu sebeple bu…

Dikkat Dağıtan Düşünceler

Hatırlarsan, tekrar eden olumsuz otomatik düşüncelerin doğası gereği yanlış olduğundan söz etmiştim. Bu tür düşünceler dikkatini dağıtıp seni hedefinden saptırabilir. Dolayısı ile yapmak istediklerine engel olup, gerçek potansiyelini ortaya çıkarmana engel olur. Bu sebeple dikkatini dağıtan düşünceleri gözlemleyip tespit etmen çok önemli. Hazır yeri gelmişken seninle bir araştırmanın sonucunu paylaşmak isterim. 2009 yılında Norveç’li araştırmacılar beynin dikkati dağıtan düşünceleri filtreleyerek sadece bir tanesine nasıl odaklandığını keşfetmişler. Araştırmaya göre, beynin uzun süreli bellekten sorumlu olan hipokampus bölgesi beynin farklı bölgelerinden gelen farklı frekanstaki gamma dalgalarını seçici olarak yakalıyor. Mesela düşük frekanslı dalgalar geçmiş dönem deneyimler ile ilgili bilgiyi, yüksek frekanslı dalgalar…