İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bağımlılıkta İmplant Tedavileri ile İlgili Bir Güncelleme

Madde Bağımlılığı günümüzde maddenin etkilerinden kaynaklanan sorunlarının ötesinde, kullanıma bağlı ortaya çıkabilen sindirim sistemi hastalıkları, solunum durması gibi komplikasyonlar nedeni ile ölüm riskinin olması açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Bağımlılığı olan bireylerin tedaviye uyumunun kötü olması nedeni ile oral formda kullanılan sınırlı sayıda ajanların arzu edilen etkiyi göstermediğini görüyoruz. Bu nedenlerle yıllardır aynı ajanların implant formları kullanılıyor. Bugün implant tedavilerinin dünden yarına olan serüveninden söz edeceğim.

Naltrekson

Naltrekson, mü- opioid reseptör antagonistidir. Alkol ve opioidlerin mü-opioid reseptörünün aracılık ettiği haz verici etkilerini bloke eder.

Dünden Bugüne Naltrekson

1963 yılında sentezlenen naltreksonun patenti Long Island, NY ta faaliyet gösteren Endo Laboratuvı tarafından 1967’de alındı. Klinik araştırmalar 1973 yılında başlandı FDA 1983 yılında eroin bağımlılığında 50 mg tb formunu onayladı. Uzun etkili, yavaş salınımlı naltrekson implantı ilk 1997 yılında klinik olarak kullanıma girdi. 2006’da FDA uzun etkili naltrexonun kullanımını onayladı

Disulfiram

Asetaldehid dehidrogenaz enzimini bloke ederek kanda asetaldehid birikimine neden olur.

Dünden Bugüne Disulfiram

1800’lerden beri, bir tiuram türevi olan tetraetiltiuram disülfür (disülfiram), kauçuk üretim sürecini hızlandırmak için bir bileşik haline getirici madde olarak kullanılmıştır.

Disülfiruma maruz kalmış işçiler alkol içtikten sonra hoş olmayan fizyolojik belirtiler geliştirince “zorunlu” olarak alkolden uzak durduğunu gözlemleyen bitki bilimci Williams E.E. 1937’de alkolizm için potansiyel bir tedavi seçeneği olabileceğini keşfetti.

10 yıl sonra Hollandalı iki araştırmacı birbirinden bağımsız bir şekilde o dönem bir vermisid (böcek ilacı/bit ilacı) olarak kullanılan disulfiramın alkol ile etkileşimini keşfetmiş. 1945 yılında ilaç olarak kullanılmaya başlanır 1951’de FDA tablet formunu onaylamıştır

Buprenorfin

Buprenorphine mü opiat reseptör parsiyel agonistidir. Κ opiod reseptörün antagonistidir.

Dünden Bugüne Buprenorfin

Parenteral formu 1982 yılında ağrı tedavisinde kullanılmak üzere onaylandı. Dil altı 2 formu 2002 yılında opioid bağımlılığı tedavisi için onaylandı. Sublingual formu 2010 yılında onaylandı. İmplant formu 2016 yılında onaylandı. İmplant Formu: 80 mg bupronefrin ve etilen vinil asetat içerir, 26 mm x 2.5 mm çaplı çubuklar halinde, 6 aya kadar yavaş salınır.



Nalmefene Consta

Opioid bağımlılığında kullanılır.

  • 393.1 mg’lık formu 3 ayda bir IM enjeksiyon şeklinde kullanılır.
  • 786.2 mg’lık formu 6 ayda bir IM enjeksiyon şeklinde kullanılır.
  • 1572.4 mg’lık formu 12 ayda bir IM enjeksiyon şeklinde kullanılır

Vanoxerine Consta

Vanoxerine (GBR-12909) bir piperazin türevi güçlü ve seçici Dopamin reseptör inhibitörüdür. 1970’lerin sonlarına doğru sentezlenmiş ve Avrupa’da potansiyel bir antidepresan olarak test edilmiş. 1989’da Vanoxerine’in kokainm bağımlılığnda da faydalı olabileceği düşünülmüş ve farklı dozlarda etkinliği test edilmiş. Consta formu kokain bağımlılığında depo enjeksiyon şeklinde kullanılır.

  • 394.2 mg’lık formu 3 aylık
  • 788.4 mg’lık formu 6 aylık
  • 1576.8 mg’lık formu 12 aylık depo formu IM enjeksiyon şeklinde kullanılır

Temposil Consta

Kanada’lı iki doktor tarafından geliştirilen bu ilaç aslında yeni değil. Patenti 1955 yılında alınmış. Kalsiyum karbimid tıpkı disulfiram gibi alkol’ün asetata yıkımı sürecinde asetladehit dehidrogenazı inhibe ederek asetaldehit birikimine neden olur. yurtdışında uzun zaman önce oral formu kullanılıyordu. Hatta, etkinliği ve yan etkileri açısından disulfiram ile karşılaştırmalı çalışmaları mevcut.

  • 394.2 mg’lık formu 3 aylık
  • 788.4 mg’lık formu 6 aylık
  • 1576.8 mg’lık formu 12 aylık depo formu IM enjeksiyon şeklinde kullanılır

Sonuç

Gerek ilaca bağlı, gerek cerrahi girişime bağlı bazı yan etkiler, gerek bu uygulamaların cerrahi işlem gerektirmesi, gerek ise, yeni depo formların geliştirilmeye başlanması, ileride implant yerine depo formların daha çok kullanılmaya başlanacağını ve implantların yerini alacağını düşündürüyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir