İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İKİNCİ EL HAYAT / İLİŞKİ BAĞIMLILIĞI

İnsanlar tıpkı alkole, esrara bağımlı oldukları gibi eşine, oğluna, sevgilisine, kızına da bağımlı olabilirler.

Evet, ilişki bağımlılığı da bir bağımlılık biçimidir, ama çoğumuz onu “ne çok ilgili anne”, “çok seven bir eş” “kıskanç sevgili” olarak betimleriz. Kendi hayatlarını yaşayamazlar, adeta bir ikinci el hayat sürdürürler. Her bir bağımlılığın kendine özgü belirtileri vardır, ilişki bağımlılığının da belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Eğlenememe, anın tadını çıkaramama
  • Eleştiriye tahammülsüzlük
  • Bir türlü rahatlayamama, sürekli kontrol etme ihtiyacı
  • Sürekli onay alma ve onaylama ihtiyacı, sürekli taviz verme
  • Karar verememe
  • İçine kapanma, insanlardan kaçınma, otorite figürlerine karşı kin duyma
  • Başkalarına bağımlı olma, terk edilme korkusu
  • Sorunlarını çözmek ve dert edinmek için sürekli “birilerini” arama eğilimi
  • Kafa karışıklığı ve yetersizlik hissi
  • Kendi his ve duygularından başka insanları sorumlu tutmak

 

Peki, ilişki bağımlılığını tanımamız veya fark etmemiz çok mu önemli?

Evet, çünkü ilişki bağımlılığı olan bireylerin toplumun ortalamasına göre daha sık mide bağırsak rahatsızlıkları (kolit ve ülser gibi), yüksek tansiyon, depresyon ve anksiyete gibi stresle ilişkili fiziksel ve ruhsal hastalıklara duçar olduğu bilinmektedir.  Bu hem kişinin hem etrafındakilerin işlevselliğini olumsuz etkileyen bir durumdur.  Dolayısı ile kalıcı psikolojik, fiziksel ve duygusal hasarı önlemek için zamanında bu rahatsızlık teşhis edilmeli ve tedavi edilmelidir. Ayrıca, bir ilişkinin bitirilmesi çözüm değil, çünkü bu davranış biçimi daha sonraki ilişkilerinde, evliliğinde, ebeveynliğinde de karşısına çıkacaktır. İnanın bu hem yaşayan hem yaşatılan için çok büyük bir acıdır.

Tedavisi mümkün mü ki?

Tedaviden bahsetmeden önce ilişki bağımlılığının nereden kaynaklandığını iyice bilmemiz gerekmektedir. Çünkü siz bir anneye “bırakın çocuğunuz kendi hataları ile öğrensin hayatı, hata yapma şansı tanıyın” dediğinizde aslında annenin neden bu davranışı sergilediğini anlamadığınızı göstermiş oluyorsunuz.  Gerçek şu ki, İlişki bağımlılığı, aslında kişinin kendisi ile işlevsel olmayan bir ilişki türüdür.  Bunu başkasının üzerinden veya başkası için onu suçlayarak, kontrol etmeye çalışarak veya değiştirmeye çalışarak yaşar.  Aslında, ilişki bağımlılığı olan birey zihninin derinlerinde birilerinin kendisini sürekli kontrol etmesini, düzeltmesini, ilgi duymasını ister. Ama bunu başkası üzerinden yaparlar.

Öte yandan, bu kişiler varlıklarının ancak birilerine “yardım”, “destek”, “iyileşmesine yardımcı olmak” ile anlam kazandığını düşünürler.  Bir alkol bağımlısının eşinin dediği gibi “ben kocamın alkol şişelerini gizlerken, şişedeki vodkayı döküp içine su doldururken, onunla tartışırken yoruluyordum evet, ama kocam alkolü bıraktıktan sonra büyük bir boşluğa düştüm ve depresyona girdim”.

Bu nedenle tedaviye kişinin bireysel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak başlanmalı. Hastanın ihtiyacına göre psikoterapotk yöntemler seçilmeli.

Unutulmamalıdır ki, bu süreç uzun ve meşakkatlidir ve mutlaka kişinin kendisini değiştirme isteği olmalıdır. Biz, değişime destek oluruz, yol gösteririz, ama değişen ve çabalayan kişilerin kendileridir. Biz başka bir kişinin davranışını değiştirmek için yapabileceğimiz her şeyi yapmak gibi hataya düşmemeliyiz. Evet, yanlış okumadınız, cümleyi tekrar okuyalım: BİZ başka bir kişinin davranışını DEĞİŞTİRMEK için… Bu, ilişki bağımlılığı olan bireyin davranış biçimidir, başka kişinin davranışını değiştirmek, kontrol etmek başlıca başvurdukları davranış biçimleridir. Ve bugüne dek işe yaradığı hiç görülmemiştir. Dolayısı ile değişim ve çaba kişiden, destek ve yardım bizden.

 

Ya Siz? Sizde ilişki bağımlılığı var mı?

Kendinizi Test Edin

  • Birisi sizi terk ettiğinde kendinizi güvensiz ve suçlu hissediyor musunuz?
  • İnsanların sorunlarını çözmelerine ya da duygularını önemsemeye mecbur olduğunuzu hissettiğiniz oldu mu?
  • Kendinizden başka bir insandan, onun duyguları, düşünceleri, eylemleri, seçimleri, istekleri, ihtiyaçları ve kaderinden sorumlu olduğunuzu hissediyor musunuz?
  • Başkalarına yapılan haksızlık kendinize yapılan haksızlıktan daha mı çok sizi öfkelendirir?
  • Sorunlarını çözeceğiniz birileri olmadığında kendinizi sıkılmış, değersiz ve boş hissediyor musunuz?
  • Diğer insanlar ve onların sorunları hakkında konuşmaktan, düşünmekten ve endişelenmekten kendinizi alıkoyamadığınız olur mu?
  • Âşık olduğunuzda kendi hayatınız önemsizleşir mi?
  • İnsanların sizi sevmesini sağlamak için kötüye gitmesine ve zarar görmenize rağmen ilişkinizi sürdürmeye devam eder misiniz?
  • Kötü insanlar hep sizi mi buluyor? Tüm ilişkileriniz kötü mü bitiyor? Kötü biten bir ilişkinin yerini yanlış giden bir başka ilişki mi alıyor?

Yukarıdaki soruların büyük bir kısmına “evet” diye cevap verdi iseniz, profesyonel bir yardım alın. Yaşadığınız hayat ikinci el hayat olmaktan çıksın.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir