İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gündelik Stresin Bir Diğer Kaynağı: Duygu İşçiliği

“Dünya, herkesin kendi malını sattığı bir pazar yeridir.” Fuzuli

Duygu İşçiliği Nedir?

Fabrikalar ürün üretir, bankalar, hastaneler ve şirketler hizmet üretir. Bu ürün, üretim aşamasından müşteriye teslim edilene kadar çalışan faktörleri ile tamamen entegredir. Müşterilerle iletişim, sunulan hizmetin önemli bir kısmını beraberinde getirmekte ve hizmet kalitesinin ve müşteri memnuniyetinin önemli bir belirleyicisi olmaktadır. Hizmet sağlayıcı, duygusal tepkinin müşteriye tatmin oluşturacak şekilde düzenlenmesini zorunlu kılmıştır. Duygular, hizmet sektöründe müşteri-çalışan etkileşiminin  önemli bir unsurunu oluşturmaktadır.  Kısaca, müşterilerle sürekli iletişim halindeki çalışanların, kurumun belirlediği standartlara uygun duygusal izlenimler  yaratmasına duygu işçiliği denir.


“Sabahtan akşama kadar veznedeyim. Karısı ile kavga eden de, patronundan azar işiten de, yolda yürürken ayağını burkan da gelip tüm hırsını benden çıkartıyor. Ben ne yapabilirim? Bankanın veznesindeyim, güler yüz göstermek zorundayım, bağıramam, sert tavır koyamam, işten atarlar beni, bu devirde iş bulmak kolay mı? O yüzden hep içime atıyorum. Ben de bu sefer eve gittiğimde annemden, çocuğumdan çıkarıyorum bütün hırsımı. Bana yapılanı ben de başkalarına yapıyorum. Sonra da pişman olup ağlıyorum…”


Sizin hiç

1- Sonrasında pişman olduğunuz şey söylediğiniz

2- Müşterilere tahammül etmekte zorlandığınız

3- Mutfağa kahve almaya giderken, mutfağa vardığınızda neden geldiğinizi unuttuğunuz

4- Keyifsiz olup da sebebini bir türlü anlayamadığınız

5- Ani öfke patlamaları yaşadığınız

6- Kitap okurken veya TV izlerken başka konulara dalıp gittiğiniz

7- Duygularınızı bastırdığınız

8- Evde farklı, işyerinde farklı davrandığınız

9- Sürekli geçmişi düşünüp üzüldüğünüz ya da geleceği  düşünüp kaygılandığınız

10- Gündelik rutin işlerinizi otomatiğe bağlanmış gibi yaptığınız

11- Zaman zaman neyi niçin yaptığınızı farkında olmadan yaptığınız

oldu mu?

Eğer bu soruların büyük bir kısmına cevabınız evet ise streslisiniz ve stresinizi yönetmekte güçlük çekiyorsunuz demektir.


“Stres kendi başına bir sorun değil, esas sorun stresi yok saymak, inkar etmek, görmezden gelmek ve bastırmaktır”


 

Duygu İşçiliğinin Neden Olduğu Stres ile Başaçıkabilmek İçin 7 Öneri

 

1- Yargılamayın / Yargısız olun

Kendi tutum, davranış, duygu ve düşüncelerinizi tarafsız bir insan gibi ele alın. Farz edin ki, aklınızdan geçen düşünceler ve hissettikleriniz size ait değil de sıkıntısını size anlatan arkadaşınıza ait.  Olumlu/olumsuz ayırımı yapmadan tüm his ve düşünceleri yargısız ve olduğu gibi ele alın (bu çok zor ama tekrar-tekrar deneyince oluyor).  Unutmayın ki, olumsuz his ve duyguları sorgulamak, kaçınmak veya yargılamak stres sebebidir.

2- Sabırlı Olun

Olayların sadece zamanı geldiğinde gerçekleştiğini unutma. Siz ne kadar acele etseniz de, tren saatinde kalkar.  Sabırsızlık ajitasyona sebep olur. Ajitasyon mantıksız karar vermemize neden olur. Sonrasında pişman olacağınıza sabır edin, çünkü sabır ajitasyonu önler.

3- Kendinize Olan Güveni Geliştirin

Kendine, ilişkilerine, hislerine güven. Sen asla bir başkası olamazsın ama daha iyi bir sen olabilirsin, bu yüzden duygu ve ihtiyaçlarını onurlandırmalısın. Hata yapmaktan korkma, yanılmaktan korkma. Eğer hata yapmıyorsan, hiç bir şey yapmıyorsundur, ki esas hata budur.

4- Boşuna Çabalamaktan Vazgeçin

Hedefe ulaşmanın en iyi yolu, onun için çabalamaktan vazgeçmekten geçer. Biliyorum, biraz tuhaf gelebilir ama öyle.  Bunun yerine o an olan biteni görmeye ve kabul etmeye odaklanın. Stresi bastırmak için çabalamayı bıraktığınız ve  stresi yeni baştan görmeye başladığınız an, stresi tanıyacaksınız, anlayacaksınız. Çıkmaza giren bir ilişkiyi düzeltmek için durmadan uğraşmaktansa, bir iki adım geri çekilip ortalığın durulmasını beklemek daha iyi değil mi?

5- Kabullenin 

Olayları şu anda olduğu gibi görün. Kabullenmek alttan almak, güçsüz olmak  ya da haksızlığa boyun eğmek anlamına  gelmiyor.  Kabullenmek, sadece o an olan biteni yargılanmadan, sorgulamadan, olduğu gibi kabul etmek «Kabul et ki, şu anda öfkelisin, sinirlisin, kaygılısın ve sen bunun farkındasın». Olumlu duygu ve düşünceleri kabullendiğiniz gibi, olumsuz duygu ve düşünceleri de olduğu gibi kabullenin. Onları yok saymak, bastırmak ve görmezden gelmek enerji israfından öte bir şey değildir.

6- Yeniden Bakın

Tıpkı bir çocuğun eline ilk defa aldığı ağaç yaprağını incelediği gibi o an aklınızdan geçen düşünceleri  ilk defa karşılaşıyormuşçasına, yargısız ve  yeni baştan görmeye çalışın.

7- Bırakın Gitsin

Zihnin “burada ve şimdi” olması için geçmişin üzüntüsünü ve geleceğin kaygısını bırakmanız lazım.  Zihniniz geçmişte veya gelecekte hovardalık yapmasın, “burada ve şimdi” olsun. Bunun için ne geçmişte ne de gelecekte zihnin “takılabileceği” mevzuular olmamalı.

Hindistan’da maymunları yakalamak için basit bir düzenek kurarlar. Bir hindistan cevizinin için oyup sadece maymunun eli girebilecek şekilde bir tarafına delik açarlar. Hindistan cevizini içine bir muz bırakıp, ağaca sıkıca bağlarlar. Maymun muzun kokusunu alıp gelir, hindistan cevizinin içine elini sokar, muzu alır, ama muzla birlikte eli çıkamadığı için bir türlü elini kurtaramaz. Elini kurtarması için muzu bırakması lazım. Muzu bırakmayı akıl edemeyen maymun yakalanır. Bilmem anlatabildim mi?

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir