İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Esrar ve Türevleri Kullanım Bozukluğu

Esrar, hem antik hem modern çağın uyuşturucu maddesidir. Esrar, hint kenevirinin (cannabis indica) uç yapraklarından ve tohumundan elde edilir. Ortalama 1 metre kadar boyu olan hint keneviri mayıs haziran aylarında ekilir ve ekim ayında hasadı yapılır. Bu bitkinin dişi ve erkek olarak ayrılan iki ayrı cinsi bulunur.  Cannabis bitkisinin temel etki maddesi Delta-9 Tetrahidrokannabiol olmakla birlikte bundan başka da 60’a yakın cannabinoid bileşiği içerir ve bitkinin her yerine eşit olarak dağılmamıştır, yani yaprağında, reçinesinde ve çiçeğinde yoğunluğu farklıdır.

Burada sırası gelmişken çok sık karıştırılan ve çoğu zaman birbirlerinin yerine kulllanılan iki terimden söz edelim: haşhiş ve haşhaş.

Haşhiş, hint kenevirinin çiçeklerinden elde edilen ve yüksek miktarda Delta-9 Tetrahidrokannabiol içeren esrara Avrupa ve ABD’de verilen isimdir.

Haşhaş, kendisinden morfin, baz morfin ve kodein gibi uyuşturucu maddelerin elde edildiği bir bitkidir.

Sigara olarak içildiğinde Delta-9 Tetrahidrokannabiol birkaç dakika içinde kana karışırken, ağız yolu ile alındığında kana karışma süresi 1-2 saati bulabilir.

Etkileri

Esrar kullanımına bağlı ağız kuruluğu, açlık, gözlerde kızarma kan basıncının artması ve alınan miktara bağlı olarak çarpıntı sık görülen etkileridir. Kronik kullanımında testesteron düzeyi ve sperm sayısının azalması, kadınlarda kısırlık ve yeni doğan bebeğin düşük doğum ağırlığa sahip olması görülebilir.

Rahatlama, özgüven artışı, keyif ve genel iyilik hali gibi psikolojik etkileri olan esrarın zaman ve renk algısını da etkilediği bilinmektedir.  Dikkat ve tepkilerde yavaşlamaya sebep olur.  Kimi kişide ise bunun aksine kimi zaman kaygı, sıkıntı, yoğun korku hissi, panik ataklara yol açabilir.

Yıllarca esrarın etkilerine karşı tolerans gelişmez diye bilinirdi, zira uzun süre esrar kullanan kişiler ilk sigaradan sonra bile “kafalarının güzel” olduğunu ifade etmişlerdir.  Fakat yapılan son çalışmalar bunun böyle olmadığını, toleransın geliştiğini ve hem biyolojik hem de psikolojik bağımlılığın gelişebileceğini göstermektedirler. Nitekim yapılan bir araştırmada birkaç hafta boyunca yüksek miktarda esrar kullanan bireylerde huzursuzluk, uykusuzluk, iştahız azalması, kilo kaybı ve tahammülsüzlük gibi yoksunluk belirtilerinin olduğu gözlemlenmiştir.

Esrar kullanımına bağlı duygu-düşünce bozuklukları son yıllarda psikiyatristlerin sıkça görmeye başladığı bir durumdur. Özellikle uzun süre ve yüksek miktarda esrar kullanan kişilerde ani başlayan ve kimi zaman birkaç saat, kimi zaman birkaç gün süren halüsinasyon, duygusal gel-gitler, bilinç bulanıklığı ve varsanılardan oluşan bir tablo gelişir. Bazen de tamamen şizofreni benzeri tablolara da sebep olabilir. Bunu açıklamaya çalışan birçok hipotez var, bunlardan en önemlileri hastaların alta yatan genetik yatkınlıklarının olduğu ileri sürmektedir.  Bazı çalışmalar ise esrar kullanımının direkt olarak beyni etkileyerek şizofreni benzeri tabloya neden olduğunu göstermektedir. Son bir yıl içerisinde esrar kullananlarda şizofreni gelişme riskinin neredeyse 2 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir.

Esrarın beyne olan etkisi bununla sınırlı değildir. Esrar kullanımına bağlı beyinde atrofi denilen beyin hacminin azalması ve yıkımı durumu da söz konusudur.

Esrar Bağımlılığının Tedavisi

Halk arasında esrar bağımlılığı diğer bağımlılıklardan daha hafif olduğu yanılgısı yaygındır. Fakat diğer maddeler gibi esrar da kişinin sosyal, davranışsal ve psikolojik sorun yaşamasına neden olur. Özellikle eşlik eden başka bir psikiyatrik rahatsızlığın varlığında esrar kullanımı daha büyük sorunlara yol açmaktadır. Esrar kullanımı, yatkınlığı olan bireylerde psikozun gelişmesini tetikleyebilir ve şizofren hastaların ilk atağının erken yaşta ortaya çıkmasına neden olabilir. Esrar kullanan bireylerin diğer maddeleri de sıkça kötüye kullandığı veya müptelası olduğu da bir gerçektir.

İlaç tedavisi olarak esrarın yoksunluk belirtilerini azaltacak spesifik bir tedavi henüz bulunmamaktadır. Yapılan araştırmalarda bupropion, divalproex, naltrexone ve nefazodon gibi ilaçlar denenmiş, fakat olumlu yanıt elde edilememiştir. Bu nedenle esrar yoksunluğunun tedavisi semptomatik yapılır.

Psikososyal Tedavi

Esrar kullanım bozukluğunun tedavisinde ağırlıklı olarak psikoterapotik yaklaşımlar kullanılır. Bunlardan kısa motivasyonel yaklaşımlar,  beceri kazandırma terapileri ve nüksü önleme terapileri en sık kullanılan yöntemlerdir.