İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Duygudurum Bozuklukları

Duygudurum bozukluğunu anlatmadan önce bazı kavramların tanımını yapmak gerekecek:

Duygulanım: kişinin düşüncelere, olaylara veya geçmiş anılara neşe, öfke, üzüntü, nefret, sıkıntı gibi duygusal tepki ile katılabilme yetisidir. Duygudurum nesneldir ve dışarıdan bakan birisi tarafından gözlemlenebilir

Duygudurum: kişinin kendisini nasıl hissettiğinin yanıtını yansıtır. Yani, özneldir, dışarıdan bakınca duygudurum gözlemlenemez.

Depresyon: derin üzüntü, bazen hem üzüntü hem bunaltı ile giden bir duygudurumun düşünce,konuşma ve hareketlerde azalma/yavaşlama, ek olarak değersizlik, isteksizlik, karamsarlık gibi duygu ve düşüncelerle tanımlanan bir sendromdur.

Mani: depresyonun tam tersi, aşırı neşeli bazen öfkeli, coşkulu bir duygudurum içinde özgüven artışı, konuşma ve düşünce miktarında ve/veya hızında artış ile giden bir duygudurum dönemidir.

Tarihçe

Mani ve depresyon eski çağlardan beri bilinmektedir. Melankoli deyimini M.Ö. 5. yy.da Hipokrat kullanmıştır. O dönem Hipokrat melankoliyi kara safraya bağlamış. Buna rağmen tek ve iki uçlu ayırımı nispeten daha yeni yapılmıştır. 1957’de Leonhard yeni bir sınıflandırma önermiş ve sonraki yıllarda Lityumun tedavide kullanılmaya başlanması ile manik-depreesif hastalık tanısı bir duygudurum bozukluğu olarak benimsenmiştir.

Tanı

Her ne kadar aşağıda bazı tanı kriterleri verilmiş olsa da, bu tanı kriterlerden yola çıkarak tanı koymak asla doğru değildir. Duygudurum Bozukluğu tanısı, alanda deneyimli psikiyatri uzmanı tarafından, kimi zaman birden fazla görüşme sonucunda konur.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan Ruhsal Bozukluklar Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nın Depresyon için tanı kriterleri aşağıdaki gibidir:

En az 2 hafta süre ile aşağıdakilerden 5 veya daha fazlasının varlığı ile tanı konur:

1- Karamsar, mutsuz, keyifsiz veya huzursuz duygudurum

2- Hiç bir şeyden keyif alamama, ilgi azalması

3- Kilo kaybı

4- Dikkat ve konsantrasyonda azalma

5- Uyku bozukluğu

6- Suçluluk hissi

7- Ajitasyon veya tam tersi hareketlerde yavaşlama

8- Enerji kaybı veya yorgunluk

9- Ölüm düşüncesi

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan Ruhsal Bozukluklar Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nın Mani için tanı kriterleri aşağıdaki gibidir:

En az bir hafta, eğer hastaneye yatacak kadar ağır ise daha da az olabilir.

Aşağıdakilerden en az üçü, irritable duygudurum varsa en az 4 ü :

1- Benlik saygısında abartılı artış

2- Uyku ihtiyacında azalma

3- Konuşma miktarında artış

4- Düşünce miktarında artış

5- Dikkatin dağılması

6- Amaca yönelik davranışların artması

7- Kötü sonuçlar doğurabilecek etkinliklere aşırı katılma

Ayırıcı Tanı

Manik atakları uyarıcı maddelerin etkisinden ayırt etmek önemlidir. Ayrıca, aşırı hareketlilik, dikkatini toplayamama veya sürdürememe, konuşması hızlı ve fazla olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan bireylerden de ayırt edebilmek gerekir. Sanrılı dönemlerde Şizoaffektif bozukluk ve Şizofreni ile karışabilir

Depresyonun ayırıcı tanısında genel tıbbi durum, yas süreci, bazı kişilik bozuklukları, yaşlılarda demans başlangıcı gibi durumları göz önünde bulundurmak gerekir.

Tedavi

Tedavide özellikle bilinmesi gereken bir husus, birçok manik atakların öncesinde depresif bir atak oluşudur. Eğer ayrıntılı anamnez alınmaz, ruhsal durum muayenesi ayrıntılı yapılamaz ise hastaya depresyon tanısı konup antidepresan başlayabiliriz, bu da, bir sonraki manik atağını tetikleyebilir. Bu sebeple, depresyon belirtileri ile gelen hastaya antidepresan başlamak için acele etmemek lazım.

Akut ve idame tedavisinde kullanılan ilaçlar hemen hemen aynı olup, kan düzeylerine göre ilaç dozları düzenlenir.

Manik atağın alevlenmesi halind ehastaneye yatış gerekebilir, burada da ilaç tedavisine ek olarak Elektrokonvulzif Tedavi (EKT) veya Tranksraniyal Manyetik Uyarım (tTMU) tedavisi gerekebilir.

Başta intihar düşüncelerin yoğun olması, semptomların ağır seyretmesi durumunda depresif hastaları da hastaneye yatırmak gerekebilir. Burada da, Elektrokonvulzif Tedavi (EKT) veya Tranksraniyal Manyetik Uyarım (tTMU) tedavisi gerekebilir.