İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Tanısı çocukluk çağında konan bu bozukluğun erişkin dönemdeki belirtileri başta bu alanda çalışan profesyoneller olmak üzere toplumumuzda maalesef tam olarak bilinmemektedir. Yaptığımız bir çalışmada Bağımlılık polikliniğine başvuran hastaların %20,8’inde Bağımlılık tanısına ek olarak Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısının da bulunduğunu, bunların da yaklaşık %75’inin tanısı ilk olarak bizim poliklinikte konduğunu tespit etmiştik.

Bunun nedeni erişkinde diğer psikiyatrik bozukluklarla belirtilerin karışması, farklı dönemlerde farklı belirtilerin ön plana çıkması ile açıklanmaktadır.

Çocukluk döneminde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun toplum içindeki yaygınlığı %8 civarında iken, erişkinlerde bu oran %4 civarındadır. Yaş ilerledikçe bu kişiler bazı semptomlar ile baş etmeyi öğrendikleri için erişkinlikte sıklığın sanki azalmış gibi çıkmasına sebep olsa da, çoğu zaman aslında belirtiler tamamen ortadan kalkmamıştır. Zamanla hiperaktivite ve dürtüsellik azalabilir, fakat buna rağmen kötü zaman yönetimi, iş yerinde performansın düşük olması, birçok işe aynı anda başlayıp günün sonunda hiçbirini bitirememe, toplantılarda toplantı bitimine kadar oturamama, stres ile baş edememe, öfke atakları, aklına ilk gelenini söyleme eğilimi, araç kullanırken yapılan kazalar, evlilik ve sorumluluklarının idaresi ile ilgili sorunlar sıklıkla ortaya çıkar.

Çocukluk çağında erkek/kız  oranı 2/1, bazı araştırmalarda ise 6/1 olarak bildirilirken, erişkinlerde bu oran 1/1’dir. Erişkinlikte görülen bu değişim, kızlarda dikkat eskikliğinin, erkeklerde ise hiperaktivitenin daha çok ön planda olmasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla dikkatsizlik daha çok bireyi, hiperaktivite daha çok çevreyi etkilediği için erkek çocuklar daha sık doktorlara götürülüyor. Kız çocukları çoğu zaman uyum sağlamaya çalışma, suçu üzerine alma ve kavga etmeme eğilimindedirler. Beklentileri karşılamak için daha çok çalışarak ve yetersizlikleriyle başa çıkarak başarılı öğrenciler olmayı lise dönemine dek sağlayabilirler. Zamanında gerekli müdahale yapılmayan bu kız çocukları akademik gelişimlerinin ilerleyen aşamalarında ciddi sorunlarla karşılaşırlar.

Tanı

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun 3 tipi vardır. Dikkat Eksikliğinin ön planda olduğu, Hiperaktivitenin ön planda olduğu ve Mikst tip. Tanı kriterleri aşağıdaki gibidir:

Dikkat eksikliği

  • Detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar,
  • Dikkatini korumada sıkıntı yaşar,
  • Dinlemez görünür,
  • Verilen komutları izlemede güçlük çeker,
  • Organizasyon sorunu yaşar,
  • Yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz,
  • Eşyalarını kaybeder,
  • Dikkati kolayca dağılır,
  • Günlük işlerini unutur.

Hiparaktivite-dürtüselllik

  • Durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır,
  • Çocukken koşar ya da tırmanır, yetişkinken yerinde duramaz,
  • Sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar,
  • Motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketlidir
  • Çok konuşur,
  • Karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden cevabı yapıştırır,
  • Bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar,
  • Başkalarının sözünü keser

Bu belirtiler birçok alanda kendini göstermelidir. Tanı konabilmesi için bu belirtilerin çocukluğundan beri var olması ve en az 5 tanı kriterini karşılıyor olması gerekmektedir.

Tedavi

Bu kişiler erişkin psikiyatri polikliniğine çoğu zaman “benim hiperaktivitem var” veya “dikkat eksikliğim var” diye gelmezler. Genelde evlilik problemleri, iş yerinde yaşadıkları sorunlar, ilişkileri yürütmede güçlük, depresyon gibi farklı gündemler ile gelirler. Ancak ayrıntılı anamnez ve ruhsal durum muayenesi sonucunda gerçek tanıyı koyup doğru tedaviyi planlarsak faydalı oluruz. Yoksa, örneğin depresyon tanısı konup antidepresan verilen bu kişiler depresyonu toparlasa da altta yatan DEHB nedeni ile sorunlarla baş etme yöntemleri yetersiz olduğu için sık sık depresyona girerler.

DEHB’nin tedavisinde ilaç ilk seçenek değildir. Öncelikle davranışçı ve bilişsel yöntemler ile hayatlarını düzene sokması hedeflenir. Dürtüsellik ve konsantrasyon eksikliğine yönelik olarak düzenlemeler yapılır. İşlevselliği çok bozulmuş durumlarda metilfenidat gibi ilaçlara başvurulur.