İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bilinçli Farkındalık

Düşünce, duygu ve davranışlarının senin sağlığın ve kendini iyi hissetmen ile alakasını daha önceki çalışmalarda ele almıştık. Öğrendiklerini gündelik hayatında artık yavaş yavaş da olsa uygulamaya başlamışsındır. Elbette, unuttuğun veya tam anlayamadığın yerler olabilir, bu durumda geriye dönüp çalışmaları tekrar gözden geçirmende bir sakınca yoktur. Hatta arada bir geriye dönüp bakmanı öneririm, çünkü zamanla daha farklı bir bakış açısı, daha farklı bir gözle baktığını göreceksin.

Unutma ki, kendini tanıma, problemlerin ile baş etme, kendine ve seni çevreleyen hayata farklı ve daha işlevsel bakış açısı geliştirme süreci yavaş ilerler. Spor salonuna giden bir sporcuyu düşün, ilk günlerde son derece motive, hırslı ve istekli iken, aradan geçen birkaç ay sonra vücudunda halen pek bir değişiklik olmadığını fark ettiğinde o motivasyonu azalır. Artık devam edip etmemekte kararsızdır. Oysa ilk birkaç ay yaptığı çalışmaları, daha sonraki çalışmalarının temelini oluşturmaktadır. Kalıcı olan hiç bir şey birden bire ve hemen ertesi gün oluşmuyor.  Başarı birkaç büyük adım ile değil, küçük de olsa devamlı ve kararlı adımlarla elde edilir.

Şimdi tüm bunları bir kenara bırakıp, mevcut sorunların ile baş etmede kullanacağın farklı ve çok önemli bir beceriyi ele alalım. Bu becerinin adı Bilinçli Farkındalık. Bu yeni bir şey değil, insanlar bireysel veya büyük bir geleneğin bir parçası olarak binlerce yıldır Bilinçli Farkındalığı uygulamaktadırlar. Bu uygulamayı doğu dinlerinin bir uzantısı olarak görmek her zaman için doğru değil, çünkü günümüzde din ile alakası olmayan meditasyonların bir parçası olarak da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca, farkındalık tarihinin sadece Budizm’e ve Hinduizm’e indirgenmemesi gerektiğini düşünüyorum, zira bilinçli farkındalık Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam’dan da köken almaktadır.

Batı’da bilinçli farkındalığın keşfi nispeten çok yeni. Yaklaşık 30 sene önce Amerikalı John Kabat-Zinn bilinçli farkındalığın kanser hastalarında stresi azalttığını keşfetmiş ve bilinçli farkındalık temelli stres azaltma programını geliştirmiş.  Zamanla diğer ruhsal sorunların tedavisinde de kullanılmaya başlanmış.

Zihni Yargısız Gözlemleme

Ruhsal sorunlarla uğraşan bilim adamları bu yaklaşımı keşfettiklerinde çok sevindiler ve merak etmeye başladılar. Bu yeni yaklaşımı “iyi” veya “kötü” diye tasnif etmeden anlamaya çalıştılar.  Adeta yeni keşfedilen bir canlı gibi ele aldılar. Ne yer ne içer, nereden köken alır, dünya ile iletişim biçimi nedir, kısaca nasıl bir şey olduğunu dikkatlice, yargısız ve eleştirmeden gözlemlemeye başladılar.

Bilinçli farkındalığa doğru çıktığın bu yolculukta adeta bir bilim adamı gibi kendi zihnini keşfetmeye başla. Zihnin ile ilk defa karşılaşmış olduğunu hayal et. Zihninin nasıl çalıştığını; farklı durumlara nasıl tepki verdiğini, duygu durumuna olan tesirinin ne olduğun merakla gözlemlediğini hayal et. Zihnini son derece dikkatli, yargısız ve meraklı bir şekilde inceleyen birisi ol. İlk başlarda zihnini dikkatli, yargısız ve meraklı bir şekilde gözlemlemek kolay olmayabilir, bunun için defalarca pratik yapman gerekebilir.  Kolaylık olması açısından bu uygulama için aşağıdaki egzersizi kullanabilirsin.

Egzersiz: Zihnini Gözlemleme

Bu egzersiz 5 dakika zamanını alacak. Bunun için telefonunun veya saatinin alarmını kurabilirsin, ama zamana çok da bağlı kalmak veya zamanla ilgili endişe etmene gerek yok.  Mümkün olduğunca sessiz ve dış uyaranların minimum olduğu bir yerde koltuğuna rahatça otur veya yere uzan. Gözlerini kapat ve tüm bilincini düşüncelerine odakla.

Şimdi kendini balta girmemiş bir ormana düşmüş bir bilim adamı olduğunu hayal et.  Ağacın arkasına saklanmış ve ormanı gözlemlediğini hayal et. Yanından geçen hayvanları ürkütmeden sabırla, sakince ve merakla gözlemlediğini hayal et.

Şimdi düşün ki, o orman senin zihnin. Tıpkı yanından geçen vahşi hayvanları gözlemler gibi zihninden geçen düşünceleri gözlemle. Gelen her düşünceye dikkat et. Nereden geliyor, nereye gidiyor, nasıl bir şey olduğunu not et. Yargılama, eleştirme, değiştirmeye çalışma. Sadece bak ve gözlemle, düşüncenin peşinden gitme, iz sürme, saklandığın yerden kalkma.  Geldiği gibi kendi yolunda gitmesine izin ver. Şimdi bir sonraki düşünceyi bekle.

İlk başta bu düşünceleri eleştirip, yargılayıp değiştirmeye çalışman gayet normaldir. Bu şuna benzer, sen bir hayvanı (düşünceyi) ormanın içinde görüp, saklandığın yerinden kalkar ve takip edersen, peşinden gidersen, farkına varmadan ormanda kaybolursun. Bu sırada hayvan (düşünce) takip edildiğini fark ederse sana sıkıntı çıkarabilir. Neyse, farkına vardığın anda geri gel, ağacın arkasına geç ve gözlemlemeye devam et.  Burada tek bir görevin var, o da yargılamadan, eleştirmeden, değiştirmeye çalışmadan düşüncelerini gözlemlemek.