İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Beş Adımda Öfkenizi Kontrol Edin

Her ne kadar öfke tıpkı sevinç, huzur, mutluluk gibi tamamen normal ve hatta genellikle sağlıklı ve insani bir duygu olsa da, şiddeti artıp kontrolden çıktığında ciddi sorunlara yol açabilir. Öfke ile baş etmek için bir çok yöntem var ve ben size aşağıdaki yöntemleri öneriyorum.

Beyninizi Boşaltın

Ne zaman? Siniriniz giderek arttığını fark ettiğinizde

Ne işe yarayacak? Öfkenizi dışa vurmadan önce kendinizi zihinsel olarak yoklamanıza yardımcı olacak

Nasıl?

Kendinize şu soruları sorun:

Öfkemin sebebi nedir?

Öfkemin derecesi nedir?

Mevcut durumda karşınızdaki kişinin gerçek rolü nedir?

Sorunu Ele Alın

Ne zaman? Öfkeye sebep olan bir olay ile karşı karşıya kaldığınızda

Ne işe yarayacak? Sorun ile yüzleşmenize, sabırlı tutumunuzu sürdürmenize yardımcı olur

Nasıl?

Öfke bazen kaçınılmaz ve gerçek problemlerden kaynaklanabilir. Dolayısıyla öfke için tamamen ve her zaman için yanlıştır diyemeyiz. Bazen bu sorunlara verdiğiniz sağlıklı bir yanıttır. Kültürümüzde “sorun varsa, çözümü de vardır”  inancı var. Haliyle eğer çözüm bulamıyorsak bunu kendimizden kaynaklanan bir eksiklik olarak algılarız ki bu da bizi öfkelendirir.   Oysa bu betimleme her durum ve zaman için geçerli değildir.  Bu sebeple çözüm bulmak yerine, sorun ile yüzleşme, sorunu kabul etme ve ele alma biçiminize odaklanmanız lazım.

Daha İyi Bir İletişim Kurun

Ne zaman? Ateşli bir tartışma esnasında

Ne işe yarayacak? Tartışma esnasında haklı iken haksız duruma düşmenize engel olur

Nasıl?

Kızgın insanlar, sonuçlara atlamak ve harekete geçmek eğilimindedir ve bu çok yanlış davranış sergilenmesine sebep olabilir. Tartışma esnasında kişi karşı tarafı anlamak için değil, verebileceği cevabı düşünme eğilimindedir.  Ateşli bir tartışmanın ortasında yapılacak ilk şey biraz yavaşlamak ve vereceğiniz cevapları düşünmek olmalıdır. Duyguların ön planda olduğu bir tartışmada aklınıza gelen ilk şey muhtemelen yanlıştır, bu sebeple cevap vermeden önce eğer bir toplantıda iseniz, cevabınızı bir kâğıda yazın, bu size daha “kurumsal”  bir yanıt vermenize zaman tanır. Eğer gelen bir e-maile yanıt vermeniz gerekiyorsa yazın ve taslaklara kaydedin, üzerinden 24 saat geçtikten sonra yazdıklarınızı tekrar okuyun ve yazınızı gözden geçirin. Eğer bir ortamda iseniz, birkaç dakikalığına o ortamdan uzaklaşın.

Karşınızdakini dinleyin ve tüm içtenlikle ne demek istediğini anlamaya çalışın. Onu dinlediğinizi ve anlamaya çalıştığınızı hissettirin. Karşınızdakini dinlerken, öfkenizin altında yatan şeyleri de göz önünde bulundurun. Örneğin özgürlüğünüze düşkün iseniz ve karşınızdaki sizden daha yakın bir ilişki talep edip özgürlüğünüze laf ediyorsa, onu bir gardiyana benzeterek karşılık vermek doğru bir yaklaşım olmayabilir. Onun yerine satır aralarını okumaya çalışın, belli ki kendisini ihmal edilmiş, sevilmediğini hissetmiş. Anladığınızı hissettirin, ona onu anlamaya yönelik sorular sorun. O anda birkaç dakikalık soğukkanlı duruş, saatlerce kavga etmenize engel olur.

Radikal Kabul

Ne zaman? Öfke had safhaya ulaştığında

Ne işe yarayacak? Sonradan pişman olacağınız davranışları sergilemenize engel olur

Nasıl?

Öfke had safhaya ulaşıp kontrolden çıkmaya başladığında karşı tarafı suçlar ve sakinleşmek için karşı tarafın bir şeyler yapmasını beklersiniz. Oysa kendi duygularınızdan sadece kendiniz sorumlusunuz ve eğer birisi sizi sakinleştirmesi gerekiyorsa o kişi sizsiniz.  O anda “rasyonel beyin” çevrimdışıdır. Akıl, mantık, neden-sonuç ilişkisi ve ahlaki normlar devre dışıdır. O an esas sorun aklınızdan geçen düşüncelerden ziyade mevcut duygularınızdır.

Duyguların yoğun olduğu ve öfkenin had safhada olduğu bu durumda gözlerinizi kapatın (tabii direksiyon başında değilseniz) ve tüm dikkatinizi göğüs bölgenize verin. Ciğerlerinize çektiğiniz ve geri verdiğiniz nefesinize odaklanın. Kendinize şunu hatırlatın: “neyse o”. “Bu benim istediğim bir şey olmayabilir, ama neyse o. Bu her ne ise, bunu tolere edebilirim. Bunu inkâr etmem enerji harcamaktan öte bir şey değil. Mantığına veya sebebine anlam veremesem de bu durumu olduğu gibi kabul edebileceğime inanıyorum ve kabul edeceğim”.  Arabada hareket halinde iseniz, kenara çekip aynısını 2-3 dakikalığına yapabilirsiniz.

Öfke Dalgalarında Sörf Yapın

Ne zaman? Öfke had safhaya ulaştığında

Ne işe yarayacak? Öfkelendiren bir duruma dışarıdan ön yargısız bir şekilde bakabilmeye yardımcı olur

Nasıl?

Sıkı bir tartışma içinde bile olsanız, aklınızdan geçenlere odaklanmanız için sakin bir yer bulun. Eğer arabada hareket halinde iseniz kenara çekip kendinize 2-3 dakika ayırın.

Yargılarınızı serbest bırakın, gitsin. Kendinizi veya başkalarını yargıladığınızda “burada ve şimdi” den uzaklaştığınızı biliyorsunuz. Kendinizi veya başkasını yargılamak sizi daha çok öfkelendirir.

Düşüncelerinizi gözlemleyin ve fark edin. Düşünceler asla kalıcı değildir, geldikleri gibi giderler. Kaldı ki, öfke anında “rasyonel beyin” çevrimdışı olduğu için o anda gelişen düşünceler rasyonel düşünceler değildir.

Bulunduğunuz ortamın farkına varın. Etrafınızda “burada ve şimdi” olup bitenin farkına varın. Arabada yalnız mısınız? Çocuklar var mı? Neredesiniz, nereye gidiyorsunuz?

Sunulan deneyim için müteşekkir olun. Yaşadığınız her bir olaydan kendinize ders çıkartmalısınız. Yaşamış olduğunuz olayla ilgili kızgınlık duymak yerine müteşekkir olsanız ne olur?  Ne kazanır ne kaybedersiniz?

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir