İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bağımlılığın Gelişiminde Ailenin Rolü

Bağımlılığın Gelişiminde Ailenin Rolü

Aile, bir sistemdir. Bu sistemde her bir bireyin belirli görevleri, davranış kalıpları ve bulundukları mevkileri vardır. Bağımlı birey bu sistemin bir parçasıdır. Bağımlının ailesinde bu sistemin düzeni bozuktur. Düzen, bağımlılık gelişmeden çok önce bozulmuştur.

Düzeni bozuk ailenin belirtileri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  1. İlişkiler kavga ve tartışmalar üzerine kurulur
  2. Bireyselleşme yeterli değildir (“eğer annenin morali bozuksa herkesin morali bozuktur..”)
  3. Sorunlar inkâr edilir
  4. Sistem kapalıdır
  5. Aile içinde kutuplaşmalar vardır
  6. Kural ve roller kesindir ve tartışılamaz

Düzeni bozuk ailelerde çocuk eğitimi aşağıdaki gibidir:

  1. Ebeveynler çocukların efendileridir
  2. Neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu sadece ebeveynler belirler
  3. Büyüklerin öfkesinden çocuklar sorumludur
  4. Ebeveynler duygusal mesafe koyarlar
  5. Çocuğun istekleri kapris olarak algılanır ve bir an önce üstesinden gelinmesi gereken bir sorun olarak algılanır

Bu durumda ailede iki grup oluşur:

  1. Herşeyi kontrol eden ve baskıcı ebeveynler
  2. Ailede hiç söz sahibi olmayan ve baskı altında olan çocuklar

Bu durumda çocukların söz hakkı olamaz ve ebeveynlerin tutumunu eleştirmek büyük bir saygısızlıktır.

Aile Tutumları ve Bağımlılık

Aile içinde rol dağılımı ve ebeveynlerin tutumları çocukların sorunlu davranışların gelişiminde rol oynar. Ebeveyn tutumlarını saygın, otoriter, liberal ve umursamaz olmak üzere kabaca 4 ana başlık altında toplayabiliriz. Bu tutumların çocuk üzerindeki etkileri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Ebeveyn tutumu Karakteristiği Özellikleri ve çocuk üzerindeki etkileri
Saygın

 

 

 

Kontrol düzeyi yüksek, sıcak ilişkiler

Çocukların özerkliğini kabullenir ve desteklerler. İlişkiler karşılıklı anlayış ve güven çerçevesinde gelişir. Davranış biçimi ve kuralları karşılıklı konuşmaya açıktırlar. Kendi kurallarının belirli ölçüde değişmesine müsaade ederler. Çocukların özgüveni olup, kendini kontrol etme yetileri gelişmiştir, okul başarısı iyi ve her ortama kolay adapte olabiliyorlar. Ergenlik döneminde davranışları dengeli ve sorumluluk sahibidirler.  Erişkin “ben” gelişim sürecinde sorunlar ve içsel çatışmaları en az düzeydedir.
Otoriter

 

 

 

Kontrol düzeyi yüksek, soğuk ilişkiler

Emir verirler ve harfiyen uygulanmasını beklerler.  Çocuklarla karşılıklı iletişime kapalıdırlar. Kural ve talepleri katı ve katidir. Çocukların özerkliği minimaldir.  Bu ebeveynlerin çocukları içine kapalı, karamsar ve endişelidirler. Kız çocukları ergenlik ve yetişkinlik döneminde pasif ve bağımlı kişilik özelliklerini sergilerler.  Erkek çocukları agresif ve asidirler.  Ergenlik döneminde umursamaz maskesi altında bağımllı kişiliği, tedirginlik ve karasızlığını gizlemeye çalışırlar. Başkaldırı sıktır.

 

Liberal

 

 

Kontrol düzeyi düşük, sıcak ilişkiler

Çocukların davranışlarını ya hiç yönlendirmez ya da çok az yönlendirir. Çocuklarla iletişime açıktırlar, fakat iletişim talebi çoğu zaman çocuktan gelir. Çocukları kararlarında ve davranışlarında aşırı serbesttirler. Ebeveynler herhangi bir kısıtlama getirmezler. Ergenlik döneminde davranışları uygun değildir, dürtüsel ve agresiftirler. Kimi zaman çocuklar aktif ve kararlı davranıp yaratıcı fikirlere sahip olabilirler. Çoğu zaman ise toplum kurallarını tanımaz, öz denetimi zayıf ve yetersizlik kompleksine sahiptirler.
Umursamaz

 

 

 

Kontrol düzeyi düşük, soğuk ilişkiler

Çocuklara herhangi bir kısıtlama getirmezler, çocuklar umurlarında bile değildir. Kendi sorunları nedeni ile çocuklarına zaman ayıramazlar. Bu umursamazlık  düşmanca bir tutum ile birlikte olduğunda çocuklar sorunlu davranış sergilerler ve bağımlılığa giden emin bir yola girerler.

 

Sonuç olarak, sosyal bir kurum olarak aile, çocukları hayatın yıkıcı ve zor şartlarına karşı korumalı ve onlara karşı koyabilmek için stratejiler geliştirebilmesine yardımcı olmalıdır.

Eğer günün sonunda psikiyatristin karşısına bağımlılığı olan bir ergen oturdu ise,  mutlaka aile üyelerinin tutumları, ebeveynlik stilleri, sorun çözme yöntemleri, iletişim ve ilişki biçimi mutlaka ele alınmalıdır.

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir