Doç.Dr. Serdar Nurmedov
E-Postainfo@serdarnurmedov.com
Telefon+90 5314990312

Makale İçeriği

Bir Psikiyatristin Gözünden Uyku: Uyku ve Evreleri

İki yıldız arası göğe asılı hamak...

Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak.

Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı...


NFK


Depresyonu ya da kaygı bozukluğu olanlarınız bilir; uykuya dalamama, sık sık uyanma, uyku kalitesinin azalması ve kabuslar gibi uyku ile ilgili sorunlar kişiyi psikiyatriste götüren en önemli etmenlerden birisidir. Hiç unutmam, asistanlığım döneminde nöbetçi iken acil servisten sabaha karşı saat 4-5 gibi  konsültasyon için çağırmışlardı. Orta yaşlı bir beyefendi pijamaları ile gelmişti. Şikayetini sorduğumda 'uyku uyuyamıyorum kaç gündür, canıma tak etti, uyutun beni' diye dert yandı. 
Hakikaten uyku sorunu psikiyatri pratiğinde çok sık rastladığımız bir sorun. Hem şikayet olarak hem  de ilaçların yan etkisi olarak karşımıza çıkar. Öte yandan, antidepresan ilaç seçiminde uyku yapısı kimi zaman belirleyici oluyor. Bu sebeplerle sizlerle uyku ile ilgili birkaç makaleden oluşan yazı dizisini paylaşmaya karar verdim. Bu makalede size uykunun yapısından  ve evrelerinden söz edeceğim. İlerleyen günlerde sırasıyla hangi hastalıkta ne tür uyku bozukluğu yaşandığını ve antidepresan ilaçların uyku üzerindeki etkilerini anlatacağım. Akabinde ve detayında sizlerden gelecek olan geri bildirimler doğrultusunda (gelirse tabi) uyku ile ilgili diğer konulara da değineceğim.
'İnsanlarda uyku, NREM + REM uyku döneminden oluşmaktadır' diye başlar uyku üzerine kitapların çoğu.  Peki NREM ve REM kelimeleri ne anlam ifade ediyor? Hangisi önce, hangisi sonra? Birini alsak, diğerini salsak olmuyor mu? 
Konu ile ilgili makalelere bakınca o kadar çok teknik terim var ki, ben bile çoğunu yarısına gelmeden bırakmak zorunda kaldım. Çünkü çok karmaşık geldi. Bu sebeple burada olabildiğine sade bir dille anlatmaya çalışacağım.
 
Uykunun NREM Evresi
Bu evre kendi içinde kimi otoritelere göre 3’e, kimilerine göre de 4’e ayrılır. Ben 3 evrede anlatacağım. 
Şöyle ki; yatağa geçtik, Instagramda eski sevgiliyi son bir defa stalkladık, Twitter'a son bir bakış attık, Tik-Tok'ta yine kim ne saçmalamış diye de baktıktan sonra görevlerimizi layıkıyla yerine getirmenin huzuruyla başımızı yastığa koyduk, gözlerimizi kapattık. Bu aşamada artık NREM uykusunun 1. Evresi başlamış oldu. Bu evrede çıt çıksa uyanırız, çünkü uyku çok yüzeyseldir. Tamam, beyin dalgaları yavaşlamaya başlar ve vücuttaki tüm kaslar gevşemeye başlar ama henüz dış uyaranlara karşı aşırı hassas bir evredir. Birkaç dakika sonra sahneye NREM uykusunun 2. Evresi çıkar. Bu evrede beyin dalgaları daha da yavaşlamış ve tüm kaslar gevşemiştir. Uyanma ancak kuvvetli dış uyaranlarla gerçekleşir. Ve fakat nöbette iki dakika kestirmeye çalışan doktorun uyumaya çalıştığı plastik sandalyede ayağının uyuşması ya da cebindeki telefonunun titremesi gibi kimi uyaranlar uykunun NREM 1. Evresine geri dönmesine sebep olabilir. Bu durumda yine uyku yüzeyseldir ve en ufak uyaran uyanmamıza sebep olabilir. NREM uykusunun 2. Evresinden 3. Evresine sağ-salım geçiş yapabilirsek, işte gerçek derin uykuya dalmışız demektir. Bu evrede beyin dalgaları komadaki bir insanın beyin dalgaları kadar yavaşlamıştır. Derin uyku evresidir. Kaslar iyice gevşemiştir. Vücut neredeyse hiç hareket etmez.
NREM uyku evresinde insan vücudu dinlenme moduna geçer. Kalp atım hızı ve solunum sayısı azalır ve yavaşlar. Kan basıncı düşer.
İsviçreli bilimadamlarının laboratuvarlarda yaptıkları deneyler göstermiş ki, her bir uyku evresinin kendine has görevi vardır (Bilim adamı İsviçreli olunca daha havalı duruyor diye yazdım, yoksa ülkemizde de uyku konusunda birçok araştırması ve kitapları olan çok değerli hocalarımız var, onları da anmadan edemeyeceğim. Mesela Mehmet Yücel Ağargün Hocam ve Yavuz Selvi Hocam). 


NREM uykusunun ilk 2 evresinin ne işe yaradığı henüz tam aydınlatılamamış. Bununla birlikte belleğin işlevi açısından önem arz etmekte olduğuna dair bulgular var. Üçüncü evre bizim ertesi günü dinlenmiş ve dinç olarak uyanmamızdan sorumlu evredir. Hani duymuşsunuzdur, uyku esnasında bazı hormonlar sagılanır diye. İşte bu hormonlar, NREM uykusunun 3. evresinde salgılanır. Örneğin çocukların büyümesinden sorumlu olan büyüme hormonu özellikle bu evrede salgılanır.  Eskiler boşuna ‘uyusun da büyüsün’ dememişler sonuçta. Yetişkinlerde ise hücre yenilenmesi ve onarımı ile ilgili hormonların uykunun bu evresinde salgılandığı ileri sürülmektedir. Hatta testesteron ve progesteron gibi seks hormonlarının büyük bir kısmı bu evrede salgılanırmış. Dolayısıyla NREM uykusunun 3. Evresinden mahrum insanlarda cinsel işlev bozukluğu da görğlebilir.  Büyüme hormonu demişken, çocuklarda büyümeyi sağlarken, yetişkinlerde de yağ metabolizmasını düzenler. Yani, derin uyku uyuyamayanın yağ metabolizması bozulur. Spor hocaları ve diyetisyenler bize boşuna “aman uykuya dikkat edin, zamanında uyuyun” demiyorlar.


NREM uykusunun 3. Evresi ile ilgili akılda tutulması gereken bir diğer bilgi de, gecenin ilk yarısında daha uzun, sabaha doğru giderek kısaldığıdır. Yani, sabaha kadar ders çalışıp ya da aklından atamadığı düşünceler sebebi ile uykuya dalamayanların sabaha karşı sızıp, uyandığında neden yorgun ve uykulu olduğunu da artık öğrenmiş olduğunuzu varsayıyorum.



Uykunun REM Evresi 
Yaklaşık 90-120 dakika süren NREM uykusundan sonra REM uykusu başlar. İnsanda REM uykusu dönemleri 5-30 dakika arasındadır. REM uykusu gece boyunca 4-6 kez tekrarlanır ve tüm gece uykusunun %25’ini oluşturur. Rüyalar işte bu evrede görülür. Bu evrede diyafram ve göz kasları dışındaki tüm kaslar felçli gibidir, aynı zamanda hızlı göz hareketleri ve kaslarda seğirme görülür. Uykunun REM evresinde beyin aktivitesi acayip artar ve neredeyse uyanık insanın beyni kadar aktiftir.  Size belki ilginç gelebilir ama  gün içinde öğrendiklerimiz uykunun bu evresinde uzun süreli belleğe aktarılır. Biz çocukken büyüklerimiz derdi; “sen oku, aklımda kaldı mı diye endişe etme, yat uyu, uyanınca öğrenmiş olursun”. Meğer sebebi buymuş. Yukarıda da bahsettiğim gibi, gecenin ilk yarısına NREM uykusu hakimdir. İkinci yarısında ise REM uykusu ağırlık kazanmaktadır. Dolayısıyla sabaha doğru uyuyanların canlı rüya görme olasılığı daha fazla.


Biraz teknk bilgi gibi gelse de, önemine binaen bahsetmeden geçemeyeceğim bir bilgiyi burada sizinle paylaşmak istiyorum. 


Uyku başlangıcından REM uykusunun başlangıcına kadar geçen süreye REM Latansı denir. Normalde 90-120 dakika olan bu süre  gençlerde 65, yaşlılarda 50 dakikanın altına inmesi REM latansının azaldığını gösterir. REM latansının azalması önemli, çünkü depresyon gibi kimi ruhsal bozukluklarda en çok karşımıza çıkacak kavram bu olacaktır. 


Şimdi birkaç teknik terimi tanımlayarak bugünkü uyku bahsine son vereceğim. Bu kavramlar önemli, çünkü bir sonraki yazımda antidepresanların uykunun yapısına ve kalitesine etkisinden bahsederken, bu kavramlardan sıkça bahsedeceğim. 


Uyku Latansı (Gecikmesi)
Işığı kapatıp yatağa geçilen an ile uykunun başladığı ana kadar geçen süre. Bu süre gençlerde 30, yaşlılarda 45 dakikanın altında olması normal olarak kabul edilir.


Toplam Uyku Süresi
Uyuduktan sonra uyanana kadar geçen toplam süre. Toplam uyku süresinin kısalmasından söz edebilmek için uykunun gençlerde 6.5, yaşlılarda ise 6 saatten daha kısa sürmesi lazım.

NOT: ezelden beri az uyuyanlar için bu kriterler geçerli değildir.


Verimli Uyku / Uykunun Verimliliği
Toplam uyku süresinin, yatakta geçirilen zamana oranı olarak tanımlanır. Normal değerler tipik olarak gençlerde %90'ın üzerinde ve yaşlı bireylerde %85’in üzerindedir.


Uykuya Daldıktan Sonra Uyanma
Uyku başlangıcından sonra oluşan uyanıklık olarak tanımlanan toplam süre. Normalde 30 dakikayı geçmemelidir. Yani gece uyandınız, WC'ye gittiniz, geldiniz yattınız, bir ara tekrar uyandınız üstünüzü örttünüz ve bu sabaha kadar 30 dakikayı geçmiyorsa normaldir. 

Yazının Kategorisi : Genel Kategori